akıl, art, aşk, Ölüm, özel şiir, Bediüzzaman Said Nursi, ben olmadan, bilim, blog öneri, cesaret, dead, death, deneme, dergi, dersler, din, duygu, felsefe, fıkra, Genel, gerçek aşk, haram, helal, ihanet, inanç, insan, islam, kelebek, kitap, lonely, makale, mezar, mutluluk, nefret, okul, poem, poetry, rahat-ı gönül, sair, söz, sen, sensizlik, sohbet, sokrates, Tıp, Umut, yalnızlık, yasamak, yazar, yaşam, zaman, şair, şeref, şiir

Aklımın Oyunu : Eşsiz’im

Unutulmuş hikayelerin izleriyle yaşıyoruz . Aldığımız kederi sanki her seferinde tekrar kusmak istercesine istemsiz bir öksürük tutuyor böyle zamanlarda, insanı . Nereye gidersek gidelim bizimle geliyor geçmiş. Oysa onu geride bırakmak için ne çok koşmuşuzdur . Hiçbir açıklaması olamaz böyle hislerin, hiçbir kelime ifade edemez …

Aslında böyle bir duygu yoktur belkide. Duygular tamamen beynimizin oyunlarından ibarettir. Vucudumuzun hakimi, biz istemesek de neler yapıyor bize . Göz bebeklerinin büyümesi, vücut ısımızın artması, çok hafif bir ürperti, o hani tüylerin diken diken olması hissi … bunu bize yaşatan nedir sizce ? Beynimize bu oyunu oynatan neden nedir ?

O eşsiz insan , sesi bir başka güzel kendi başka… Bir nefesi çarpsa yüzüne dünya fırtınalar altında kaldı sanırsın. Bir konuşsa sanki tüm dünya susmuş, semalarda bir tek onun yankısı vardır. Hele ki bir de teni tenine değerse, ölmeden yaşar insan cehennemi. Gülmesi….. bu kez tam tersine cennet bahçesi, sanki şarap ırmağı…

Başka hiçbir kumar bizi böyle batırmaz herhalde. Küçücük bir mutluluğuna dünyanı gömersin. Kaybetsen de mühim değil, imkansıza daha bir kayar gönlün. Herşeyini alana kadar sende zerre hayat kalmayana kadar herşey onundur. “Sonuçta herşeyin mahvolması için aşk iyi bir nedendir.”der verirsin cana, candan her bir damlayı..

Narin gece biter, ay batar, gün de batmaya yakın… Bir ikindi vaktinde terkeder yarin elleri. Bir soğuk yayılır çevreye . Sanki ne kadar kötü söz söylersek o kadar az acıyacakmış gibi bağırırız gökyüzüne, güneşe, pembeden kızıla çalan bulutlara ve o eşsiz olana … candan öte can gider, verecek zerre kadar canın kalmadığında cananı kaybetmişsindir. Ölüm böyle bir şey olsa gerek . Sahi nedir ölüm ?

Aklın oyunu ya en kötü anıları en çabuk unutturur da izi kalır güzel olan yarin. Gün gelir, “vadideki zambağ”ın gülüşünde düşer aklına. Gün gelir, bir hüzün gecesinde … Oysa şimdi hiç zamanı değildir. Aklın oyunu işte en kötü zamanında seni ele geçirecek ya, yine ısınırsın, parmak uçların alev alır. Gözlerin kalbinin atışını dindirmek istercesine “Yağmur geldi üşüsün yanakların.” der . Hiç bir tesellinin faydası yok.

O eşsiz insan aslında hiç var olmamıştır belkide. Yoksa kendimi avutayım diye yine oyun mu oynuyorsun bana ey akılım!? Bırak peşimi can’sız olandan ne fayda gelir ne zarar… Bırakta ölümüm bir bahar çiçeğinin soluşu gibi yavaşça olsun. Toprağından kopmuş bir civanperçemi gibi dimdik durarak ölebileyim .

Şükran Turan

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s